Diyet Yapmak İstemiyorum Ama Sağlığım için Kaygı Duyuyorum

Diyet Yapmak İstemiyorum Ama Sağlığım İçin Kaygı Duyuyorum

Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç olarak yeni yıl için önerim; “Kilo verin, diyet yapın!” olmayacak. Onun yerine bu yıl söylemim: Beslenme programlarında kiloya değil sağlığa odaklanıyoruz.

Sağlıklı seçimler yapmanın salt kilo vermek ile ilgili olmadığını vurguluyorum. “En sağlıklı olduğunuz durumunuzu korumak farkındalığı ile yeni bir yıla başlamaya ne dersiniz?” sorusunu sizlere yöneltmek istiyorum.

Kilo vermek önceliğiniz olmayabilir; peki sağlığınız için de aynı şeyleri söyleyebilir misiniz?

Bence sağlık sorunlarınızın çözülmesi daha da zorlaşmadan, bunun için bir şeyler yapmanın zamanı geldi.

Sağlıklı beslenmenin yararları yadsınamaz, sağlıklı kilonun korunmasında büyük bir rol oynar ki bu; özellikle Tip 2 diyabet riski, belirli kanserler, kalp problemleri, yüksek tansiyon başta olmak üzere pek çok riski azaltabileceğimiz anlamına gelir.

İnsanlar olumsuz olanla ilgileniyorlar, bence bu yıl mottonuz “olumluyu görmek” olmalı. Kötü beslenme alışkanlıkları, hareketsiz bir yaşam tarzı ve ihmal edilmiş bir sağlık yerine dengeli bir beslenme uygulayan, düzenli olarak egzersiz yapan ve mükemmel bir sağlığa sahip bir birey olmayı hedeflemek; özetle en uygun kan basıncı, kan kolesterolü ve kan şekeri düzeyleri ile sağlıklı kiloda olmak.

Sağlığınız için gerekli olan sağlıklı beslenme adımlarını atmaya karar verdiğinizde, sağlığa kilo kaybı yerine bir yaşam biçimi olarak bakmayı öğrenmeye başlayacaksınız. Kilo vermek yerine, sağlıklı seçimler yapmaya odaklanmak ise başarıyı beraberinde getirecektir.

Ölçeklerden uzaklaşmanız, kendinizle barışık olmanız; beraberinde kendinizden nefret etmek, suçlamak yerine, “Kendime nasıl daha iyi bakarım?” olgusunu zihninize yerleştirecektir.

Bedeninden mutlu olan bir kişi olmak; neredeyse birçoğunuza garip gelebilir, çünkü olmamayı normalleştirdik. Aşırılıkları isimlendirmek için pek çok kelimemiz var ama normal olanı isimlendirmek için neredeyse hiç yok. Medyanın “normal” olanı anlatması, kadınlar için daha ince, erkekler için daha fazla kaslı olmayı pompalıyor. Bir düşünün bakalım kendi ile barışık, vücudu ile olumlu sözleri dile getiren kaç kişi var çevrenizde… Eğer herkesi zayıf veya şişman olarak sınıflandırırsak, toplumda sağlıklı bir ağırlık algısı oluşturamayız ve kendiyle barışık insanlar olamayız.

Herkesin, olması gereken bir ideal kilosu vardır. Vücudunuz nasıl size özgü ise ideal kilonuz da öyledir. Vücudunuzdaki kas, kemik yapısı, yağ ve su oranı, sağlık verileriniz, yaşam biçimi ve beslenme alışkanlıklarınız, aktivite düzeyiniz, hatta ailedeki diğer bireylerin sağlık geçmişleri, yaşamınızda en çok ve en az olduğunuz kilonuz, diyet yapma sıklığınız, daha önceki kilo verme hikâyeniz de ideal kilonuzu belirlemede önemlidir.

Sağlıklı yiyecekler tüketmek, elbette tek başına sağlıklı bir hayat tanımının bir parçası değildir. Vücutlarını ve yaşam biçimlerini değiştirmek isteyen insanların çoğu bunu hızlı bir şekilde yapmak ve kısa sürede büyük sonuçları görmek isterler. Herhangi bir alışkanlığın değiştirilmesi doğal olarak stres yaratabilir. Zihniniz, farklı şekilde davranmak için öğrenme ve yeniden programla sürecine girecektir. Motivasyon ve tutku güçlü olursa, stres daha az olur. Unutmayın! Küçük adımlar sizi daha az strese sokar.

Hedefi küçük parçalara ayırın, mazeretleri kaldırın ve yeni alışkanlığınıza “evet” demeyi mümkün olduğunca kolaylaştırın. Hepsini yapmak zorunda değilsiniz, sadece yapmaya başlamak zorundasınız. Aslında başarının her kilidi açan altın anahtarı; alışkanlıkları değiştirmektir ya da yerine yenisini koymaktır. “Alışkanlık” dediğimizi, otomatik hale gelmiş rutin davranış kalıpları olarak tanımlayabiliriz. Bir alışkanlık kazanıldığında artık yapması kolaydır, bir süre sonra rutin bir hale gelir. Bir şeyi yapmaktan hoşlanmazsanız, buna devamda ettirmezsiniz; onun için değişimi mümkün olduğunca keyifli hale getirmeye çalışın. En zor aşamalardan biri değişimi sürdürebilmektir. Bazı durumlarda bunu tek başınıza yapmak mümkün olmayabilir. Bu konuda çevrenizdekilerin desteğine ihtiyaç duyarsınız. Profesyonel yardımı almaktan da çekinmeyin.

Sağlıklı seçimler yapmak, genellikle yiyecekler konusunda sizi daha endişeli ve takıntılı hale getirebilir. Lütfen abartmadan, bu endişeleri geride bırakıp önce rahat olun.

  • Formül oldukça basit; sağlıklı yiyecekler satın almalı ve genel olarak daha az yemelisiniz. Yapılması gereken en önemli değişikliklerden biri tabii ki kalori alımındaki azalmadır.
  • İkincisi; harekete geçmenizdir. Kalori kısıtlamadan egzersiz yapmak genellikle kilo vermede etkisizdir ama uzun süreli kilo yönetiminde çok önemlidir. Artan fiziksel aktivite; kardiyovasküler faydalar sağlar, kilo kaybı sırasında kas kütlesinin kaybolmasını önler, gelişmiş ruh hali ile daha sağlıklı olmanın adımlarını atmanız için sizi teşvik eder.

Hazırlayan
Banu Kazanç
Beslenme ve Diyet Uzmanı

0 Yorum

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.