Bahara Girerken Diyet Tüyoları

Bahara Girerken Diyet Tüyoları

Hadi itiraf edin… Aslında gerçekçi olmadığını ve deneyimlediğiniz kadarıyla bunun mümkün olmadığını bildiğiniz halde; pek çoğunuz, kilo vermenize yardımcı olacak sihirli yiyecekler ve diyet planları araştırıyorsunuzdur. Belki de daha önce denemediğiniz bir yöntem size cazip de geliyordur. Ben; tek besine dayalı, kalorisi son derece düşük, vücuttan yağ yerine su atmanıza ve değerli minerallerinizi kaybetmenize neden olacak şok diyetleri hiç mi hiç önermiyorum.

Bu hafta ele almak istediğim; nelerin sanıldığı kadar işe yaramadığı konularına dikkatinizi çekmek. Yani neleri yapmanız gerektiği yerine, tersine, neleri yapmamanız gerektiğini dile getirmek istiyorum.

Çoğunlukla detoks programları ve sıvı uygulanacak diyetler: Vücuttan hızla sıvı atacağınız diyetler cazip geliyor olabilir. Detoks yapmak, vücudu toksinlerden arındırmak kulağa hoş geliyordur. Hiç gerek yok ki! Vücut kendi kendini temizlemeye ve toksinlerden arındırmaya planlamış bir makinedir; pek çok organ bu toksinleri atmada görev alır. Vücut, toksinlerden korunmamızı; terleme, idrar yapma, dışkılama, solunum ve safra süreçleri ile sağlar. Bu koruma sağlanırken en önemli görevi karaciğer ve böbrekler üstlenir. Karaciğeriniz kendi doğal detoks sistemine sahiptir; karaciğer ve böbrekleriniz, vücudunuzdan ter ve idrar şeklinde toksinleri atmak için tasarlanmıştır. Ancak vücudunuzun bunu yapabilmesi için dengeli bir beslenme ve suya ihtiyacı vardır. Vücutta biriken ödem ve toksinlerden kurtulmanın en doğal yolu bol bol su içmekten geçer. Su; bağışıklık sistemini güçlendirir, metabolizmayı hızlandırır, yağların vücuttan atılmasını sağlar, vücudun su tutmasını önler.

Ayrıca, çok önemli bir nokta: Tuz alımınızı sınırlayın. Tuzdan uzak durarak daha fazla sıvı tüketmelisiniz. Sodyum su tutmaya neden olduğundan, tuz tüketiminizi günde 5 gramın altında tutmaya çalışın.

Üzerinde özellikle durmak istediğim diğer bir konu: “Nasıl olsa bitkisel ve doğal; vücuda bir zararı olmaz.” düşüncesi ile bitkisel destekleri kür olarak (süreklilik gösterecek özellikte, muntazam ve normalden fazla, belirli miktarda ve dozlarda) kullanmaya lütfen kalkışmayın. Etkilerini ve kullandığınız ilaçlarla etkileşimlerinin ne olacağını bilmediğinizden sağlığınızı tehlikeye atarsınız.

Kısa sürede kilo kaybettireceği söylenen karışımlar: Bunlar; diüretik (idrar söktürücü) ve/veya laksatif (bağırsak boşaltıcı) özellik taşır. Bu karışımları kullandığınızda, tartınız sizi daha düşük kilolarda göstermesine rağmen kaybedilen, “yağ” değil “su” olur. Bu karışımları bilinçsizce kullanan kişiler; vücutlarından su ile birlikte özellikle potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum gibi vücut için hayati önem taşıyan minerallerin de atılmasına neden olurlar. Sodyum kaybı ani ve şiddetli tansiyon düşmelerine, potasyum kaybı kas güçsüzlükleri ve kalp ritmi düzensizliklerine sebep olur. Diüretik kullanmak, vücuttan magnezyum kaybını da arttırır. Magnezyum azlığı ise azlığı kemikleri, kasları, kalbi ve sinir sistemini bozar.

Kalıcı kilo vermek için şok diyetlerden, tek besine dayalı ve çok az kalorili diyetlerden uzak durun. Bu diyetleri uygulayıp bıraktıktan sonra, verdiğiniz kilodan daha fazlasını geri alırsınız.

Gelelim tek besine dayalı, az kalorili şok diyetlere: Düşük kalorili diyetlerle hızlı zayıflayabileceğinizi zannedebilirsiniz. Vücudun insülin dengesini bozan şok diyetler, tartı üzerinde sizi zayıflamış gösterebilir fakat bunun etkisi çok kısa sürecektir. Az kalori almanızın her zaman aynı sonucu vermediğini göreceksiniz. Düşük kalorili diyetleri uyguladığınızda vücut buna adapte olur. Bir süre sonra vücut, bu koşullara alışır ve kalori harcamasını ona göre ayarlar; daha az kalori harcama eğiliminde olur. Aynı şekilde devam ettiğinizde çoğu kez vücudun direndiğini, hatta kilo vermediğinizi görebilirsiniz. Az yemek ile bir başarı elde edemezsiniz; çok düşük kalorisi olan diyetler çözüm değil…

Kalorisi çok az olan diyetler sizi güçsüz bırakabilir; bu tip sert diyet uygulamaları karşısında vücudunuz kendisini korumaya alır ve metabolizmanız yavaşlar. Unutmayın; vücudunuz mükemmel çalışan bir makinedir ve oldukça da akıllıdır. Kalori kısıtlamalarında vücut, yeni enerji girişine adapte olurken zorlanır. Kısıtlanmış, kalorisi iyice azaltılmış diyetler belki ilk başladığınızda hızlı kilo kaybı sağlar ama sonrasında elektrolit dengesizliği, aritmi (kalpte ritim bozukluğu), safra taşı riski, saç dökülmesi, kas krampları ve baş ağrısı gibi yan etkilere neden olabilir.

Kilolarını sağlıksız yöntemler ile hızla verenleri bekleyen sorun; kilo kaybı sırasında ve sonrasında deri sarkmalarının meydana gelmesidir. Hızlı kilo kaybı ile cildinizin elastikiyeti, esneme kabiliyeti, kilo kaybının sürati ile uyumlu olarak kendini toparlayamazsa ortaya mide, kalça, kol ve bacaklarda gevşeme ve sarkmalara bağlı hoş olmayan görüntüler çıkacaktır. Kilo verirken sarkmaların oluşmasını engellemek istiyorsanız, vücudunuza kendisini toparlayacak yeterli süreyi vermelisiniz. Bunun yolu da beslenme uzmanı tarafından size özel hazırlanmış, sağlıklı bir beslenme programını uygulamaktır. Beslenmeniz sağlıklı değilse çözüm olamaz. Israr ediyorum, aç olursanız kilo veremezsiniz. Kısıtlamalar, yasaklar, tek besine dayalı ya da aşırı düşük kalorili besinler tüketmeniz, sürekli aynı yiyecekleri yemeniz; sizi bıktırır, yorar ve sonucunda bir bakarsınız ki başa dönmüşsünüz. Beslenme programınızın sağlıklı olması için dengeli olması, her besin grubunu içermesi ve sizin için yeterli olan kaloriyi sağlaması gerekir. Ayrıca esnek olmalı, çeşitlilik içermeli, sizi bıktırmamalıdır. Sağlıklı beslenmede protein, karbonhidratlar, yağlar, lif, vitamin ve mineraller dengeli olarak yer almalıdır. Hiçbir besin diğerinden üstün değildir ve bir besin gurubunun azaltılması, iyice kısıtlanması, sağlığınızı olumsuz etkiler.

Hazırlayan
Banu Kazanç
Beslenme ve Diyet Uzmanı

0 Yorum

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.