Yasaklı Yiyecekler ve Katı Kuralların Diyetteki Yeri Ne Olmalıdır?

Yasaklı Yiyecekler ve Katı Kuralların Diyetteki Yeri Ne Olmalıdır?

Bazı diyet uzmanlarının, uyguladıkları katı kuralları olur; oysaki ben, meslek hayatım boyunca, katı kuralların kişiler üzerinde olumsuz psikolojik etkileri olduğunu deneyimledim.

Popüler, modaya uygun diyetlerin ortak noktası, bazı besin gruplarını yasaklamaları veya aşırı bir şekilde kısıtlamalarıdır. Benim size iyi bir haberim var! Kilo vermek için en sevdiğiniz yiyeceklerden herhangi birini bırakmak zorunda değilsiniz. Diyetiniz; tercihlerinize, hedeflerinize uygun olmalı, hoşlandığınız yiyecekleri yemelisiniz. Kaçamaklara izin yok; neyi yemek istiyorsanız listenizde o olacak, porsiyonlarınızı ayarladığımızda ve bir sonraki öğünde dengeyi sağlayacak menüleri oluşturduğumuzda sorun yaşamayacağız. Burada dikkat edeceğiniz şey; doğru tercihleri yapmak olacak. Bu söylemden, yüksek kalorisi olan yiyeceklerin hepsini aynı gün yiyeceksiniz gibi bir anlam çıkarmayın. Öğlende makarna yediyseniz onu, akşam öğününüzde protein alarak dengeleyeceksiniz. Tatlınızı saat 16.00 gibi yiyebilirsiniz ama o gün ekmek yemeyeceksiniz ya da akşam bir davete katılacaksanız öğlen öğünü daha hafif olacak, örneğin haşlanmış sebzelerle birlikte yoğurt yiyeceksiniz.

Kendinizi, sevdiğiniz yiyeceklerden mahrum bırakmanız, büyük olasılıkla geri tepecek ve sizi daha sonra aşırı yemeye yönlendirecektir.

Diyet, yoksunluk ile eş anlamlı olmak zorunda değildir. Uzun yıllardır çalışıyorum, pek çok kişinin beslenme programını oluşturdum; diyette “yasaklar listesi” oluşturulması, vücudunuzu kıtlık bilincine sokar ki en büyük tehlike de budur. Yasakladığınız yiyecekleri daha sonraları aşırı biçimde tüketmekten kendinizi alıkoyamazsınız.

Yasaklar yok, az tüketilmesi gerekli olanlar var

Sağlıklı olmak ya da kilo kaybetmek için yemeniz gereken belirli yiyecekler yoktur. Yemeklere “kötü”, “iyi”, “sağlıklı”, “sağlıksız”, “süper” gibi tanımlar yüklemekten vazgeçmek gerekir. Diyetiniz boyunca en sevdiğiniz yiyeceklerin tadını çıkarmalı, bunu yaparken de suçluluk duymamalısınız.

UNUTMAYIN! Yiyecekleriniz konusunda kendinizi aşırı kısıtlamamalı ve vücudunuzu, tüketmeyi sevdiğiniz gıdalardan yoksun bırakmamalısınız. Hele bunlara “kaçamaklar” anlamı hiç yüklemeyin ki; o gün listenize uymadığınızı düşünüp diyetinizi sabote etmeyin.

Diyet yapanlar çok farklı profile sahiptir

Bazı insanlar çok gevşektir, her zaman kendi kurallarını oluştururlar ve yemeklerini günlük olarak nasıl yapılandıracakları konusunda daha fazla rehberliğe ihtiyaç duyarlar.

Bazıları ise tam aksine mükemmeliyetçi kişiliktedirler, en ufak bir sapma onları çileden çıkarır. Bu kişiler diyete tam uyamadıkları noktada, “ya hep ya hiç” mantığı ile en ufak bir sapmada, bunu; yaptıkları en büyük hata olarak algılayıp, kendilerine öfkelenip, aşırı yiyip kendilerine adeta ceza verirler. Sonrasında ise pişmanlık duygusu ile motivasyonlarını kaybedip diyetlerinden bile vazgeçebilirler.

Hafta başından cumaya kadar beslenmesine dikkat edip, cuma akşamı kendilerini sosyal ve eğlenceli bir ortamda bulunca, farklı yeme özgürlüğünü seçmek isteyenlere de oldukça sık rastlarız.

Diyet yapanlar çoğunlukla, pazartesiden cuma akşamına kadar titizlikle uyguladıkları diyet programlarını, hafta sonu geldiğinde mesai bitimi ile terk etmek isterler. Bireyin doğasında hep ödüllendirme isteği yatar. Yoğun olarak geçirdikleri çalışma haftasının da ödülü olmalıdır. Bu istek ne yazık ki yemek yeme ile iç içedir. Dinlenmek, eğlenmek, arkadaşlarla birlikte olmaya daima yeme içme eşlik eder. Eğer makul ölçüler aşılır ve dikkatli davranılmaz ise; pazartesiden cumaya kadar kaybedilen kilo geri alınır.

Hafta sonları, “Pazartesi günü tekrar başlarım nasıl olsa…” düşüncesiyle kıtlıktan çıkmışçasına her şeyi yemeye kalkışmayın. Cumartesi günü istemeden yemenin dozunu kaçırdıysanız, yeniden başlamak için pazartesi gününü beklemeyin. Ertesi gün daha fazla protein alın, karbonhidratları sınırlayın ve daha fazla sıvı tüketin. Böylelikle metabolizmanız hızlanır ve kalorilerin yağa dönüşmesi minimum seviyede olur.

Serbest güne ihtiyacınız olmaz

“Hiç serbest günüm olmayacak mı?” sorusu o kadar çok sorulur ki… Katı kurallar ve yasaklar altında diyet yapanlar, başıboş kalabildikleri serbest günlerin özlemi içinde olurlar. Listeleriniz hoşgörü içinde oluşturulduğunda, sevdiğiniz yiyecekler yasaklanmadıkça, özgürce yemek yemeyi de özlemezsiniz.

Az ya da çok yemek

Bazıları diyet listelerini ihlal eder, daha fazlasını tüketir; bazıları da listelerinde verilenden az yeme eğilimi içinde olur, öğün atlamayı kâr sayar, diyet yapmayı “aç kalmak” olarak algılar, daha az kalori alarak bu süreci hızlandırmak isterler. Burada vurgulamak istediğim; az yemek ya da çok yemek kriter olmamalıdır. Doyana kadar yiyerek de kilo verilebilir. Diyet listeleriniz; günlük fiziksel aktiviteleriniz ve bazal metabolizma hızınız göz önüne alınarak verilir. Size öngörülenden azını veya çoğunu tüketmemelisiniz.

Sevdiğiniz yiyeceklere öncelik tanıyın

Hep aynı yiyecekleri tüketirseniz, bu durum, diyeti angarya olarak algılamanıza neden olur. Sevdiğiniz yiyecekler öncelikli olmalı, diyetiniz çeşitlilik içermeli ve sizi bıktırmamalıdır. İnsanların yerken mutlu oldukları, doyduklarını hissettikleri besinler vardır. Herkesin farklı bir diyeti olmalıdır; kimileri et sever, kimileri ot sever. Örneğin “Et yemeden doymuyorum.” diyen kişileri sebze ve meyvelerle tatmin edemezsiniz. “Tatlısız olamam!” diyenler için özel formülleriniz olmalıdır. İşi gereği her gece dışarıda yemek yemek zorunda olan kişilere, evde pişmiş yemekleri öneremezsiniz.

Çoğu insanda, “diyet” denince; kızartmadan, makarnadan, tatlıdan kesinlikle uzak durmak, hiç yiyememek düşüncesi oluşur. Vücudun algıladığı yoksunluk ve kıtlık sendromu olarak tanımladığımız bu durum, diyetinizi bırakmanıza neden olur. O halde; “yememem gerekenler” listesini bir kenara atın. Bunun yerine en sevdiğiniz yiyeceklerin daha az kalorili, daha sağlıklı ve daha hafif olanlarını yapmayı deneyin. Eğer hamburger ve patates kızartması seviyorsanız, sebzeli hindili burger ve fırında pişmiş sebze dilimleri yapmaya ne dersiniz?

Tabağınızı doldurmadığınız sürece bu işi çözersiniz

Unutmayın; yasak yok, ölçü vardır! Porsiyon büyüklüklerini ayarlar, dengeli bir beslenme planı uygularsanız istediğiniz her şeyi yiyebilirsiniz.

“Hayır, bu kadar yeterli. Daha fazla istemem.” demesini bilmeyenler, yemezse karşısındakine ayıp olacağını, kişileri kıracağını düşünenler, “Ziyan olmasın, tabağımda kalmasın, çöpe dökülmesin.” diyenler; hedeflerine ulaşamaz ve diyetlerini sürdüremezler! Yemeğinizin miktarına önce gözleriniz karar verir. Bu yüzden tabağınızı çok doldurma eğiliminde olmayın. Doymazsanız, bir kez daha alırsınız.

Diyet, yaşam tarzına dönüşmeli

Kişiler, kilo verme sürecinde kendilerini enerjik hissetmezlerse zihinsel performansları düşer. Duygusal yönden kendilerini pozitif hissetmediklerinde, diyet listeleri monoton bir hal adıysa ve sürekli onları bir şeyleri yemekten alıkoyuyorsa; o diyet tarzı sürdürülemez ve yeni yaşam tarzı haline dönüşemez.

Hazırlayan
Banu Kazanç
Beslenme ve Diyet Uzmanı

0 Yorum

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.