Banu Kazanç – Beslenme ve Diyet Uzmanı | Kilo Verirken Yüzünüzün Çökmemesi, Cildinizin Kırışmaması ve Vücudunuzun Sarkmaması için Ne Yapmanız Gerektiğini Biliyor musunuz?

Kilo Verirken Yüzünüzün Çökmemesi, Cildinizin Kırışmaması ve Vücudunuzun Sarkmaması için Ne Yapmanız Gerektiğini Biliyor musunuz?

Kilo Verirken Yüzünüzün Çökmemesi, Cildinizin Kırışmaması ve Vücudunuzun Sarkmaması için Ne Yapmanız Gerektiğini Biliyor musunuz?

Kilo vermek, yeni giysiler satın almak çok güzel de ya ayna karşısındaki görüntünüzden, sarkıp gevşeyen cildinizden memnun değilseniz ne olacak? Kilo verirken cildinize de gereken özeni göstermelisiniz.

Kilo verdiğinizde, vücudunuzdan yağ katmanlarını kaybetmekle kalmıyorsunuz; cildinizde hiç de hoş görünmeyen sarkmalar oluyor. Kilo kaybı sırasında gevşek cilt miktarını en aza indirmek veya kilo verdikten sonra sorunu düzeltmek için önlem alabilirsiniz.

Deri altı hacmini yağ, kas ve iskelet oluşturur. Kilo kaybettiğinizde yağ hücreleriniz küçülürken, aynı yüzey alanını korursunuz. Kaybettiğiniz yağlardan doğan boşluğa adapte olamayan cilt gevşer, sarkar. Kişi daha ince ve sağlıklı bedene sahip olmasına rağmen yüzü yorgun gözükür, gözlerde içeri çökmeler, kaş düşmeleri, ağız kenarı düşmeleri olur. Yüz dışında bedenin diğer bölgeleri ve özellikle kol, göğüs, bacak içi, mide, karında sarkmalar olmaktadır. Sarkma miktarı kişiye göre değişir: Kişinin yaşı ve kaybettiği kilo miktarı, ne sürede bu kilo kaybının olduğu, genetik özellikleri ve sık sık kilo alıp vermesi ile de bağlantılıdır.

Unutmayın! Kilo verirken ciltte sarkma gibi sorunlar ortaya çıkmasının nedeni, bu süreci çok hızlı yaşamaktır. Hızlı bir şekilde ve çok fazla miktarda kilo kaybederseniz sonrasında deride sarkmalar meydana gelir. Hızlı kilo kaybı ile cildinizin elastikiyeti, esneme kabiliyeti, kilo kaybının sürati ile uyumlu olarak kendini toparlayamazsa ortaya karın, kalça, kol ve bacaklarda gevşeme ve sarkmalara bağlı hoş olmayan görüntüler çıkacaktır.

Kilo verirken derinizde gevşeme ve sarkma oluştuğunda hemen paniklemeyin; cildiniz zaman içinde eski şekline dönecektir. Süreyi kısaltmak sizin elinizdedir. Sağlıklı bir beslenme, düzenli uyku, uygun bakım ile vücudu stres ve güneş ışınlarından koruyarak daha güzel, gergin, kırışıksız bir cilde sahip olmak mümkün olur.

Deri, vücudunuzdaki en büyük organ olup, çevreye karşı koruyucu bir bariyer oluşturmaktadır. Cildiniz canlı hücrelerden oluşmuştur; siz yağ dokusunu kaybettiğinizde cilt dokunuzun da yeni duruma adapte olması ve toparlanması, esneklik kazanması için süreye ihtiyacı olur.

Kolajen ve Elastin

Cildin dolgun ve esnek olmasını sağlayan iki gerekli bileşen, kolajen ve elastindir. Kolajen, cildin yapısının %80’ini oluşturur, sertlik ve mukavemet sağlar. Elastin, esneklik sağlar ve cildinizin sıkı kalmasına yardımcı olur.

Cildinizi esnek ve elastik tutmak için düzenli su içip meyve ve sebze tüketin. Pürüzsüz, ışıldayan bir cilde sahip olmak istiyorsanız bol bol su içmelisiniz. Su, vücudu toksinlerden arındırarak cildi güzelleştirir. Su içmek, kilo kaybına bağlı değişikliklere adapte olmasını sağlamak için cildin elastikiyetini arttırır.

Kas kitlenizi korumak için kardiyovasküler egzersizlere ilave olarak, ağırlık kaldırma ve vücut geliştirme egzersizleri yapın. Derinizin altındaki kasları güçlendirirseniz, cildiniz daha da sıkılaşacaktır.

Günlük beslenmenizde mutlaka yeterli miktarda protein almalısınız. Protein, kas kütlesini korumak için gereklidir. Proteinler elastin ve kolajen üretimi üzerinde direkt olarak etkilidir. Protein yönünden zengin gıdalar arasında peynir, süt, baklagiller, fasulye ve fındığı sayabiliriz.

Omega-3 yağ asitleri: Cildinizdeki hücre zarlarının optimum şekilde çalışmasını sağlamak için bu yağlara ihtiyaç vardır. Avokado, fındık, zeytinyağı, somon balığı ve keten tohumunda bulunan yağlar, deri hücrelerinin kendilerini yenilemesine, cilt esnekliğinin artırmasına yardımcı olur; cildin pürüzsüz, sıkı ve yumuşak olmasını sağlar.

Cildin elastikiyetini korumak için A ve C vitamininden zengin gıdalar yiyin. C vitamini kolajen ve elastin üretimini arttırmak için gereklidir.

C vitamini ile beta-karoten, cildin pürüzsüz ve parlak olmasını sağlar. Çinko, A vitamini ile birlikte, cildinize sıkılık ve gerginlik ile esneklik kazandıran kolajen ve elastin üretimine yardımcı olur; ciltteki yağ oluşumunu dengeler.

Kolajen oluşumu için demir, C vitamini ve oksijene ihtiyaç vardır. Bazı besinler, kolajen ve sağlıklı cildin diğer bileşenlerinin üretimi için gereklidir.

Turunçgiller, çilek veya koyu turuncu ve yeşil sebzeler gibi besinleri tüketin. Kırmızı renk sebze ve meyveler, domates (özellikle pişmiş olarak tüketileni), karpuz, tatlı kırmızıbiber gibi gıdalar, içerdikleri likopen ile cildinizi korur ve kolajen üretimini destekler.

Magnezyum ve B vitamini ile E vitamini, dokulardaki yıpranma etkilerini azaltır.

Ciltte kan dolaşımının artması

Masaj, uygulandığı bölgede kan dolaşımını hızlandırarak sıkılaşma ve bölgesel bir dirilik sağlar. Bu nedenle, sarkmaları toparlamaya çalıştığınız bu dönem içerisinde masaj yaptırabilirsiniz. Tuz ve mineral bakımları kullanarak cildinizin sıkılaşmasına yardım edebilirsiniz. Ciltteki kan dolaşımını arttıran bu yöntemle cildiniz daha sağlıklı ve elastik bir yapıya kavuşur.

Büyük kilo kayıplarından sonra sarkan deriyi sıkılaştırmak için bir takım tıbbi veya cerrahi tedaviler uygulanması gerekebilir. Kilo kaybından sonra cildi sıkıştırmak zaman alabilir ve zor olabilir, ancak çoğu insan için ameliyat gerekli değildir. Bununla birlikte, gevşek cildiniz sizde duygusal strese neden oluyor ve kendinizi çok mutsuz hissediyorsanız, doktorunuza hangi seçenekleri kullanmanız gerektiğini sormalısınız.

Hazırlayan
Banu Kazanç
Beslenme ve Diyet Uzmanı

0 Yorum

Cevap ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.