Yaşınız Ne Olursa Olsun Sağlıklı Yaşamak İstiyorsanız Balık Tüketmelisiniz

Yaşınız Ne Olursa Olsun Sağlıklı Yaşamak İstiyorsanız Balık Tüketmelisiniz

Balıkların sindirimi çok daha kolaydır, yağ oranı azdır. İçinde sağlık için önemli olan Omega-3 yağı bulunmasına karşın balıklar, kırmızı ete oranla daha az yağlıdır. Balıklarda kalori daha düşüktür, kilo verme programlarında önemli bir aktör olarak rol alırlar. Balık yemek vücut direncini artırır, enfeksiyonlara karşı korur, kolesterolü düşürür, kalp damar sistemini destekler, beyin ve hücrelerin gelişimine katkıda bulunur, yaşlanmayı geciktirir, depresyona karşı mutluluk duygusunu artırır.

Sindirimi kolay, doymuş yağ oranı düşük

Balık; lezzetli ve hazırlaması kolay bir besindir. Kaliteli protein, çeşitli vitamin ve mineraller içermesi, sindiriminin kolay oluşu, kalori, doymuş yağ ve kolesterolünün düşük olması ile tercih nedenidir. Sağlıklı beslenme için mutlaka tüketmeniz gereken besinlerdendir.

Kaliteli protein kaynağı

Kaliteli protein kaynakları arasında yer alır. Protein miktarı balık türleri arasında büyük farklılık göstermez ancak yağ miktarları arasında büyük farklılıklar vardır. Bu nedenle balıkların enerji değerleri, bileşimlerinde bulunan yağ miktarına göre değişir; yağlı balıkların enerji değerleri yani kalorileri, yağsız balıklara oranla daha yüksektir. Sadece balık türüne göre değil, aynı balık türü için de mevsimsel koşullar, beslenme özellikleri, suyun tuz oranı ve diğer çeşitli faktörler; balık etinin içerdiği yağ miktarını etkiler. Genellikle, beyaz etli balıkların yağ oranları daha az, daha koyu renkte olan balıklarda yağ oranı fazladır.

Balıkta bulunan mineral ve vitaminler

Balık; vitamin A ve D, fosfor, magnezyum, selenyum, çinko ve iyot olmak üzere, vitamin ve mineral kaynağıdır. Balık; demir ve çinko gibi vücut için çok önemli olan iki mineralden son derece zengindir.

Omega-3

Bütün balıklar sağlığınız için yararlıdır ama özellikle içeriğinde Omega-3 bulunduran somon, ton, sardalya, alabalık, uskumru, hamsi ve istavrit gibi yağlı balıklar daha da yararlıdır. Birçok hastalık riskine karşı kandaki kolesterol miktarını azaltmak, kalbi korumak, vücut ve beynin en iyi şekilde çalışmasını sağlamak, Omega-3 gereksinimlerini karşılamak için dört mevsim, haftada iki kere balık yemelisiniz.

Dünya Sağlık Örgütü, insanların günde yaklaşık 4 gram Omega-3 yağ asidine ihtiyacı olduğunu belirmekte; günlük toplam kalorinin en az yüzde 2’sinin Omega-3 asitlerinden sağlanmasını önermektedir.

D vitamini, kilo kaybı ve balık

D vitamini eksikliğinin, pek çok hastalıkla ilişkilendirilmesinin yanı sıra obezite nedeni olarak görülmesi sebebi ile D vitamini önemsenmekte, son yıllarda pek çok çalışmanın ilgi alanı olmaktadır. Balık ve deniz ürünleri bu vitaminin mükemmel bir kaynağıdır.

Beyin fonksiyonları, kuvvetli hafıza ve balık

Yaşlanma sonuçlarından biri de beyin fonksiyonlarının, bilişsel gerilemesidir. Bilimsel çalışmalar sonucunda, hafıza ve duygu kontrolünde, beyin merkezlerinde daha gri maddenin bulunmasının avantaj sağladığı öngörülüyor. Çağın en korkulan hastalığı olan Alzheimer riskini azaltmak için, haftada en az bir kez küçük balık yemenin, gri madde nöronlarını korumaya yardımcı olduğu vurgulanıyor.

Balık ve kabuklu deniz ürünleri; gece görüşünü artırmada etkili olabilen, A vitamininin bir formu olan retinol içerir. Omega-3 yağ asitleri, yaşa bağlı makula dejenerasyonu riskini azaltıyor.

Kemikler için yararlıdır

Ton, sardalya gibi konserve balıklar ve yumuşacık kılçıklarıyla beraber yenilebilecek küçük balıklar ise kalsiyum ve fosfor için iyi birer kaynaktır. Bu özelliği nedeniyle, kemik erimesi sorunu yaşayan ve menopoz dönemindeki kadınların balık etini fazla tüketmesi gerekir.

Düzenli olarak balık yemek, yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olabilir

Depresyon; kalp hastalığı ya da obezite gibi şu anda dünyanın en büyük sağlık problemlerinden biridir. Düşük Omega-3 düzeyleri ile depresyon riski daha yüksektir.

Balıktan istenen faydanın sağlanabilmesi için pişirilmesine de dikkat etmek gerekir

Balığı ızgarada ya da fırında pişirmek daha sağlıklıdır. Yağda kızartıldığı zaman kolesterol ve yağ oranı artıyor; avantajını kaybediyor. Kızartma kokusunun sinmesi ise cabası. Izgarada, buğulama yaparak ya da fırında pişirin. Kızartma sırasında oluşacak trans yağlara ve daha yüksek kalorilere maruz kalmamanız için balığı yağda kızartmamalısınız.

Porsiyon ölçüsü ne?

Ortalama 150 gramlık bir ölçü, bir avucunuzun büyüklüğünde kılçıksız, fileto olarak hazırlanmış bir balık için uygundur. Tane ile satılanlar için 200-250 g. arası olanları bir porsiyon olarak kabul edebiliriz. Küçük tane balıklar 250-300 g. arasında bir porsiyon olabilir (hamsi, sardalya, gümüş balığı, istavrit vb.). Balık dilimi: Yuvarlak büyük balıkların 2-3 cm. kalınlıkta dilimlere kesilerek porsiyon olarak servisidir; 180–200 g. arası iyi bir ölçüdür.

Balığın yanında sağlıklı neler yiyelim?

Balık ile birlikte, düşük kalorili ve lif içeriği yüksek, vitamin ve mineraller içeren, salata olarak tüketeceğiniz yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, yeşil fasulye veya havuç gibi buharda pişirilmiş sebzeler yiyin. Balıkta en az bulunan vitamin ise C vitaminidir. Balık yanında yenilecek bol limonlu bir yeşil salata, bu açığı da lezzetli şekilde kapatan çok iyi bir seçimdir.

BİR ÖNERİ: Balık tutmak temiz havada yapılan, sağlığınız ve stresiniz için çok uygun bir hobidir; kendi balığınızı tutmayı denemelisiniz.

1
0

0 Yorum

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.