Banu Kazanç – Beslenme ve Diyet Uzmanı | Yeni Bir Yıl, Sağlıklı Bir Başlangıç Yapma Umudu ve Beklentiler…

Yeni Bir Yıl, Sağlıklı Bir Başlangıç Yapma Umudu ve Beklentiler…

Yeni Bir Yıl, Sağlıklı Bir Başlangıç Yapma Umudu ve Beklentiler…

Herkese güzel bir yıl dilerken kendimiz için de 2017 yılının sağlıklı bir başlangıç olmasını umarak, hedefler oluşturalım…

Yeni bir yıla başlama hissi, yeni bir başlangıç yapıyor olmak daima heyecan vericidir. Sanki mucizevi bir şekilde sihirli bir değnek yaşamınıza dokunacak, tüm güzellikleri hayatımıza taşıyacaktır. Araştırmalara göre kişiler değişim için özel günleri, belirli tarihleri seçiyorlarmış. Yeni hedefler için bazı tarihler kritik önem taşıyor, yeni bir takvim yaprağı da pek çokları için iyi bir başlangıç noktası olabilir. Yeni yıl hedeflerinin başında sağlıkla ilgili kararların geldiğini söyleyebiliriz. Başı kilo vermek çekiyor; sigarayı bırakmak, spor yapmak gibi daha sağlıklı bir yaşam hedefleniyor.

Yeni yıl kararlar listenizin başında fazla olan kiloları vermek ve sağlıklı yaşam için adımlar atmak varsa; şimdiden hazırlık yapmalısınız. Daha önce denediğiniz başarısız yöntemler yerine, mutlaka yeni stratejiler geliştirmelisiniz.

Ertelemek yok

Yeni yıl, kararları uygulamanız için başlangıçtır. Kararların uygularken etkili olması için, hemen başlanması gerekir. Ocak ayının ilk birkaç haftası, kararlarınızı uygulayacağınız iyi bir süreç ve fırsat olabilir.

İstekli siz olmalısınız

Çevrenizdekilerin zorlaması ile kilo vermeyi başaramazsınız, kendiniz istemeli ve diyet için kendinizi hazır hissetmelisiniz. Eşiniz, arkadaşınız veya başka hiç kimsenin baskısı ile bu olayı çözemezsiniz. Baskılar yüzünden kilo vermeyi istemek; kişiyi psikolojik açıdan yıpratabilir. Çevrenizin olumlu katkıları, bu süreçte başarılı olmanızı sağlayacaktır.

Önce sağlık kontrolü

Kilo vermek için temel hareket noktası; kiloya neden olan arka plandaki sağlık sorununu veya ilaç kullanımı ile ilişkili problemi anlayıp, çözmekten geçer. Bu durum dikkate alınmadan kilo vermeyi hedeflerseniz; bazı geçici başarılar sağlanabilse bile bunlar etkili ve kalıcı olmaz. Bir takım önlemler almak, kilo vermeyi destekler ama doğru bir beslenme programınız yoksa işe yaramaz; çünkü standart programlarla herkesi zayıflatmak mümkün değildir. Kilo vermek, kişiye uygun bir beslenme programının profesyonel bir yardımla düzenlenmesi ile mümkün olur.

Kilo verememenin veya kilolu olmanın; sıklıkla vücuttaki hormonal dengesizlik, insülin direnci, kullanılan ilaçlar, genetik ve kronik rahatsızlıklar gibi birçok hastalıkla ilişkisi vardır. Nedeni belirlenmediği sürece fazla kiloları vermek zor, hatta tedavi edici ilaç kullanılmadığı zaman neredeyse imkansızdır. Diyete başlarken sağlık muayenesinden geçmeniz ve laboratuvar tetkiklerinizi yaptırmanız çok önemlidir.

Neden bir diyetisyen ile neden size özgü bir program?

Bir profesyonel eşliğinde diyet yaptığınızda kilo verme süreci daha etkili olmakta ve kişiler programlarını uzun vadeli olarak sürdürmeyi başarmaktadırlar. Bu süreçte kilo kaybetmek kadar nasıl kaybedildiği ve sağlığın nasıl etkilendiği de önem taşır. Size özel hazırlanmış beslenme programınız, yaşam tarzınıza uygun olarak düzenlenmelidir. Beslenme programınızın sağlıklı olması için dengeli olması, her besin grubunu içermesi ve sizin için yeterli olan kaloriyi sağlaması gerekir. Ayrıca, çalışma koşullarınız, yemek saatleriniz, yiyeceklerin kolay hazırlanabilmesi ve ulaşılır olmasının yanı sıra damak zevkinize hatta bütçenize uygun olmalı, çeşitlilik içermeli, sizi bıktırmamalıdır. Ülkemizde kilo kaybı konusunda uzman kişiler, diyetisyenlerdir.

Hedefleriniz gerçekçi ve ulaşılabilir olmalı

Vereceğiniz kilo hedefi, standart ideal kilo tabloları ile değil de; sizin için ideal olan, vücuttaki yağ/kas/kemik oranınız, boyunuz, yağlanmanın toplandığı bölgelere göre ve sağlık durumunuz, kullandığınız ilaçlar göz önüne alınarak belirlenmelidir.

Kilo vermek için yeme alışkınlıklarınızı değiştirmeli ve kendinize ayda 4-5 kg. üstünde hedefler koymamalısınız. Hedef küçültülürse, odaklanmak daha kolay olur. Çıtayı yüksek koyarsanız, bu sizi strese sokar; hedefe ulaşamama ve başarısızlık hissi ise diyeti yarım bırakmanıza neden olur.

Kendinize karşı dürüst olun ve gerçeklerden kaçmayın

Daha önce neden kilo veremediğinizi, nerede hata yaptığınızı en iyi siz bilirsiniz Daha önce başarısız olmanızın nedenleri konusunda samimi ve kendinize karşı dürüst olmalısınız. Hatlarınızı gizleyen kıyafetler yerine kilo alıp verdiğinizi belli eden, vücudunuzu sıkı sıkı saran giysiler edinmelisiniz ki; kilo verdiğinize veya aldığınızda, siz ve çevreniz bunu fark edebilsin.

Diyet listelerine uymak

Diyet listelerinize uymaya çalışın ama mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Daima bardağın yarısının dolu olduğu algısı ile hareket etmelisiniz.

Suçluluk duymayın

Diyette ara sıra ipin ucu kaçar. Bir sonraki gün veya öğünde durumu toparlamak mümkünken “Battı balık yan gider.” diye kaçamakları abartmayın. Diyetinizi ‘başka bir bahara’ ertelemeyin. Hedefleriniz şaşsa da porsiyonları abartıp o günü sınırsız kaçamaklarla geçirmeyin. “Bugün çok yedim, bu yüzden yemeğe devam edeyim, yarın tekrar başlarım.” demeyin. Diğer öğünlerde, durumu dengelemeye özen gösterin. Suçluluk duymayın, devam etmek için kendinizi motive edin.

Gergin olmamalı, kendinizi strese sokmamalısınız

Sürekli diyet yaptığınızı tekrarlarsanız açlık duymadığınız halde sürekli yeme ihtiyacında olursunuz. Her gün tartı üstüne çıkıp yaşamlarını “Kilo verdim mi?” gerginliğini ile sürdürenler, sürekli ne yiyeceğini düşünüp yeme saatlerini iple çekenler; vücutlarında salgıladıkları kortizol hormonu seviyelerinin artmasına neden olurlar. Yeme isteği tetiklenince de kilo veremez ve diyetlerini bırakırlar.

Kan şekeriniz dengede olmalı

Diyetler dengeli olmalı, çeşitlilik içermeli ve kolay hazırlanmalıdır. Diyet yaparken fiziksel açlıkla mücadele için yeme sıklığı artırılır, öğünlere protein ilave edilebilir ve lifli besinleri tüketerek daha uzun süre tokluk sağlanır. Kan şekerinin aşırı düşük ve insülin seviyesinin çok yüksek olmaması, sağlıklı bir diyet için önemlidir.

Yasaklar ve kısıtlamalar yok

Kendinizi aşırı kısıtlamamalı ve tüketmeyi sevdiğiniz gıdalardan yoksun kalmamalısınız. Diyette yasak besin olmaz çünkü kendinize yasakladığınız yiyeceklere karşı kriz şeklinde tanımlanan bir yeme isteği oluşur. Çok sık olmamak kaydıyla yasak yiyeceklerden de küçük porsiyonlarda tüketebilirsiniz. Hep aynı yiyecekleri tüketirseniz bu durum diyeti angarya olarak algılamanıza neden olur. Sevdiğiniz yiyecekler öncelikli olmalı, diyetiniz çeşitlilik içermeli ve sizi bıktırmamalıdır. İşin diğer boyutu ise hep aynı listeyi uygulayarak kilo veremeyeceğiniz gerçeğidir.

Hazırlayan
Banu Kazanç
Beslenme ve Diyet Uzmanı

0 Yorum

Cevap ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.