Banu Kazanç – Beslenme ve Diyet Uzmanı | Tatlı Krizi ile Başa Çıkabilirsiniz

Tatlı Krizi ile Başa Çıkabilirsiniz

Tatlı Krizi ile Başa Çıkabilirsiniz

Şeker alışkanlığını bırakmak zor olsa da, sonuçları için katlanmaya değer; daha düz bir karın, daha fazla enerji, daha güzel bir cilt ve daha sağlıklı olmak ister misiniz?

Tatlı krizine neden gireriz?

Tatlı krizlerinin aslında pek çok sebebi olabilir… Hipoglisemi yani kan şekerinin hızlı düşmesi durumunda; düşen kan şekerine bağlı olarak, kişinin tatlı krizine girmesi çok yüksek olasılıktır. Bazı vitamin ve mineral (özellikle demir) eksiklikleri ya da bağırsak parazitleri nedeniyle, kişinin iştahı açılır ve tatlı isteği artar. Gece uyurken salya akıntısı olanlarda bağırsak paraziti ihtimalini göz ardı etmemek gerekir. PMS (Pre-Menstrual Sendrom) yani Adet Öncesi Sendromu da tatlı krizinin sebeplerinden biri olabilir. Polikistik over hastalığı olan kadınların birçoğunda insülin direnci de eşlik ettiğinden, POS’u olan kadınlar, tatlı krizlerini diğer kadınlara göre çok daha sık yaşarlar. Duygu durumunuz, üzüntü, mutsuzluk, stres, depresyon gibi sebepler; tatlı isteğinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Kızgınlık, öfke, mutsuzluk hisleri de tatlıya düşkünlük yaratır. Soğuk havalarda tatlı krizleri yaşayabilirsiniz; soğuk havayla birlikte vücudumuzun enerji ihtiyacı artar. Tatlı yemek acıktırır, tatlıya düşkünlüğünüz artar. Rafine şeker içeren besinler kan şekerinde ani bir dalgalanmaya neden olur. Tatlı yenildikten bir süre sonra kan şekeri aniden yükselir, sonrasında düşer ve tekrar tatlı yeme isteği doğurur.

Tatlı krizini nasıl önlersiniz?

Yapılan araştırmaların gösterdiğine göre; canı tatlı isteyen kişiler eninde sonunda o tatlıyı tüketirler. Bu nedenle, canınız tatlı istediğinde az miktarda yer ve nefsinizi köreltirseniz daha fazla yeme isteğinizi engelleyebilirsiniz.

Tatlı yemeden gününüzü geçirmek istiyorsanız bu önerilere göz atmalısınız: Kahvaltı ve öğle yemeğinde yağsız protein ve kompleks karbonhidratlar ile daha tok ve daha enerjik olursunuz. Kahvaltıda dört çorba kaşığı tarçınlı yulaf ezmesi, bir avuç dolusu ceviz ve yarım muz yiyebilirsiniz. Öğle yemeğinde tam tahıllı iki dilim ekmeğin arasına iki ya da üç dilim hindi göğüs, marul, domates ve avokado koyup sandviç yapabilirsiniz. Eğer öğleden sonra saat 16.00’da hâlâ kurabiye yemek istiyorsanız bir parça meyve atıştırabilirsiniz. Meyvelerdeki doğal şeker ile kendinizi daha iyi hissedersiniz.

Düzenli beslenin: Uzun süre aç kalmak, ana öğünleri atlamak gibi beslenme yanlışları tatlıya olan isteğinizi artırabilir.

Güne güzel bir kahvaltı yaparak başlayın: Kahvaltınızda yumurta, peynir, zeytin, tereyağı olsun. Biraz balın da zararı yok. Böylece şekerli bir şey yeme isteğini uzun süre bastırmış, aynı zamanda da metabolizma hızını artırmış ve vücudunuza enerji pompalamış olacaksınız.

Magnezyum, tatlı isteğinizi bastırır: Brokoli, ıspanak gibi yeşil sebzeler enerjinizi artırır ve içeriklerinde bulunan magnezyum gibi mineraller sayesinde şeker yeme isteğini bastırır. Magnezyumun yanı sıra krom, B3 vitamini, Omega-3 takviyeleri de kan şekeri kontrolünü artırmada yardımcı olur.

Baharat ekleyin: Kişniş, tarçın, Hindistan cevizi, karanfil ve kakule gibi doğal gıdalar yiyeceklerinizi tatlandırırken, tatlı yeme isteğinizi de azaltacaktır. Tarçın, şekerli şeyler yeme isteğinizi fazlasıyla azaltacaktır. Gün içinde sıcak suya atıp içeceğiniz tarçın kabuğu ile gece oluşabilecek bir tatlı krizinin önüne geçmeyi deneyin.

Yoğurt güzel bir seçim: İçine tarçın, reçel, meyve parçaları koyarak yediğiniz yoğurt, tatlıya olan özleminizi azaltır.

Tatlı istediğinizde akıllı seçimler yapmalısınız: Meyve tüketmeye çalışın. Aşırı kalorili, şekerli atıştırmalıklar yerine kuru kayısı, kuru incir, hurma, kuru erik gibi tatlı ama daha sağlıklı ve doğal olanlarını seçin ya da meyvelerle tatlıları bir arada tüketerek tatlarda dengeyi sağlamaya çalışın. Meyve ve çikolata ikilisini deneyin. Çileği biraz çikolata sosuna bandırabilir ya da çikolata yerine bademli, fındıklı drajeyi tercih edebilirsiniz. Elma ya da muzun üzerine tarçın ve kakao dökerek olası bir krizi sağlıklı bir şekilde atlatmış olursunuz.

Yapay tatlandırıcılar aslında size tuzak kurar: Yapay tatlandırıcılar aslında şeker isteğini artırıyor ve yağ oluşumunu hızlandırıyor. Yapay tatlandırıcılardan uzak durmalısınız.

Serotonin kaynağı güneş: D vitamini serotonin üretmeye yardımcı olur. Mutluluk hormonu serotonin, şeker isteğini kontrol altına alacağı için güneş ışığından yararlanmaya çalışın.

Yağların mucizevî etkisi: Kabuklu kuru yemişler, somon gibi Omega-3 yağı açısından zengin balıklar, zeytinyağı gibi gıdalar kan şekerini sabit tutar, açlığı engeller. Aynı zamanda bunalımı ve kaygıyı engelleyen hormonlar salgılanmasına yardımcı olur.

Proteini düzenli alanların canı daha az tatlı çeker: Kırmızı et, beyaz et, yumurta ve balık enerji uyarımı yapar ve şeker isteğini bastıran nörokimyasallar salgılanmasını sağlar.

Su için: Bir gıdaya özlem duymanızın nedeni bazen susuzluk çekmeniz olabilir. Bu olasılığı aklınızdan çıkarmayın. Beyinde aynı mekanizma hem açlık hem susuzluk oluşturur. Beyin ikisi için de aynı sinyalleri gönderir. Kişiler, açlık hissini susuzluk hissiyle karıştırabilirler.

Ekşi tatlar: Tatlı krizinden sizi kurtarmaya yardımcı olanlar; ekşi tatlar ve fermente gıdalardır.

Tatlı yerine mışıl mışıl bir uyku: Uyku eksikliği, şeker yeme isteğine neden olan ‘girelin’ isimli bir hormon salgılanmasına neden olur. Aynı zamanda, iştahı kesen ‘leptin’ isimli hormonun etkisini azaltır.

Tatlı istediğinizde başka uğraşlara yönelin: Yürüyüşe çıkmak, tatlıyı unutturacak en iyi yöntemlerden biridir.

Hazırlayan
Banu Kazanç
Beslenme ve Diyet Uzmanı

0 Yorum

Cevap ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*