Turunçgilleri Tüketmenin Tam Zamanı

Turunçgilleri Tüketmenin Tam Zamanı


Turunçgiller yağ yakımını hızlandırır ve kilo kontrolüne yardımcı olur. Hava şartlarından dolayı kışın spor yapmak zorlaşır ve soğuk hava nedeniyle daha az hareket edilir; kalorisi daha yüksek yiyecekler tüketilir. Sonrasında tartıda kilo aldığımızı gösteren rakamlar üzücüdür. Çözüm için önerimiz; vücut direncini artırıcı ve yağ yakıcı özelliğe sahip, bu mevsimde bol bulunan portakal, mandalina, limon ve greyfrut tüketmenizdir…

 

Soğuk algınlığına yakalanmaya yatkın bir mevsimde olduğumuz düşünülürse, bağışıklık sistemini korumak için, günlük diyetin bir parçası olarak, antioksidan ve C vitamini kaynağı olan turunçgilleri tüketmelisiniz.

 

Narenciye ya da turunçgiller; greyfurt, portakal, mandalina ve limondan oluşmaktadır. Bunların yanında ülkemizde daha az tanınan yeşil renkli misket limonu, kumkuat (kamkat) ve greyfurdun daha irisi olan pomelo’yu sayabiliriz. Türkiye’de turunçgil üretim sezonu Eylül ayında başlayıp Mayıs ayı ortalarına kadar devam eder. Taze meyve olarak tüketilen turunçgillerin başında portakal ve mandalina gelir. Kendilerine has kokularının yanında hem tatlı ve hem ekşinin birlikte olduğu tatları ile tercih edilirler. Bol sulu olup, taze veya işlenmiş olarak tüketilirler. Turunçgiller, meyve olarak ya da salatalarda, yemeklerde ve tatlılarda bolca kullanılır.Marmelat ve reçelin yanı sıra özellikle rendelenmiş limon ve portakal kabukları, kek ve pastalara farklı bir tat ve aroma kazandırır. Limonun, ekşi tadı nedeniyle daha çok suyu kullanılır.

 

Turunçgiller, C vitamini kaynağıdır.

 

C vitamini metabolizmayı hızlandırır. Vücudumuzda kan yapımı için gerekli olan demir ve folik asidin kana geçmesini kolaylaştırır ve vücutta kullanımını artırır.Kemik, eklem ve damar sağlığı için önem taşır; bazı kanser türleri ve kalp hastalıklarını önler. Kollajen üretir; bağ dokusunu bir arada tutar. Bağışıklık sistemimizin güçlenmesinde oldukça önemli bir rolü vardır. Özellikle ateşli hastalıklarda, vücut direncinin artırılmasına yardımcıdır. C vitamini diüretik ve kolesterol düşürücüdür; enerji verir.

 

Bir orta boy portakalda yaklaşık 70 miligram (mg), C vitamini vardır.

 

C vitamini, suda eriyen bir vitamin olduğundan; vücudumuzun dokularında sadece sınırlı miktarlarda depolanır, fazla miktar idrar ile atılır. C vitamini ısı ve ışığa hassas bir vitamindir. Bu nedenle C vitamini içeren bir yiyeceği hemen tüketmek gerekir.

 

Egzersiz öncesi yeterli C vitamini alanlar, almayandan daha çok yağ yakmaktadır.

 

C vitamini tüketimi; özellikle mide ve karında, düşük yağ seviyeleri ile ilişkilendirilmektedir.

 

C vitamini, yağ yakımını tetikler. Kilo fazlası olanların, çoğu zaman C vitamini eksikliği olduğu gözlenmiştir. Kanda C vitamini seviyesi düşüklüğünün, özellikle bel çevresinde toplanan yağı arttırdığı konusunda yapılan araştırma sonuçları; vücudun, yağ yakması için yeterli miktarda C vitaminine ihtiyaç duyduğunu; egzersiz öncesi yeteri kadar C vitamini alanların, yüzde 25 daha fazla yağ yaktığını ortaya koyuyor.

 

Kışın, nareniciye tüketimini arttırmalısınız.

 

Turunçgiller, beslenme açısından başta C vitamini, niasin, folik asit, diyet lifi, pektin, potasyum, kalsiyum, magnezyum gibi gıda bileşenleri ile önem taşımaktadır. İçerdikleri karotenoidler, limonen maddesi, kabuklarının altındaki beyaz etli bölümde bulunan hesperidin, flavonoidler,antosiyaninler gibi antioksidan özellikleri ile çok yönlü bir koruyuculuk sağlar. Bağışıklığı güçlendiren etkilere sahiptir.İçeriğindeki pektin,bağırsak sağlığı ve lipit metabolizmasında önemli rol oynar. Bir orta boy portakalda 3 gram lif bulunmaktadır.

 

Greyfurt, kilo ile mücadelede başta gelir. Pek çok çalışma, vücuttaki insülin seviyelerini düşürerek, kilo kaybına yardımcı olduğunu göstermiştir. Düşük insülin düzeyleri, daha az yiyecek tüketme isteği anlamına da gelir. Greyfurt, en çok araştırılmış ve doğrulanmış yağ yakma ürünü olsa da; bazı çalışmalar, diğer narenciye ürünlerinin de, örneğin, limon ve portakalın da yağ yakma etkileri olduğunu göstermektedir. Özellikle limon, vücudun pH seviyelerini dengeleyerek, alkalin özelliği ile selülit oluşumuna karşı hücreleri destekler; toksinlerin atımını kolaylaştırır. Limon, ekşi tadıyla salataların, sosların ve serinletici içecek olan limonatanın ana malzemesidir.

 

Turunçgilleri Tüketmenin Tam ZamanıLimonata yaparken, kabuğu da dahil olmak üzere meyvenin tümünü sıkın. Nane ve fesleğenle aromasını keskinleştirebilirsiniz. Şeker yerine tatlandırıcı kullanabilirsiniz.

 

Yemeklere limon sıkmak, tuz tüketimini azaltır. Çaya, çorbaya, zeytinyağlı sebzelere limon eklemek; içeceklerinizin ve yediklerinizin tadının daha iyi olmasını sağlar. Çayı sağlıklı hale getirmenin bir diğer yolu da, bazılarımızın zaten tercih ettiği şekilde, limon sıkmaktır. Çaya eklenen bir parça limon, çayın içindeki antioksidanların vücutta emilimini arttırır.

 

Greyfurtun içerisindeki flavonoidler, bazı ilaçlarla beraber alındığında, yan etkilere yol açabilirler.limonata-2013

 

Greyfurt ve suyu, bazı ilaçların kan düzeylerini tehlikeli seviyelere artırabilir. Özellikle kolesterol düşürücü statinler, kalsiyum kanal blokerleri (yüksek kan basıncı için), yatıştırıcılar, anti-histaminler kullanıyorsanız ya da herhangi bir ilaç alıyorsanız; doktorunuza danışıp onun onayını almalısınız.

 

Kabukları da yararlıdır.

 

Narenciyeleri yedikten sonra, kabuklarını kullanabilirsiniz. Yapılan araştırmaların sonucunda, narenciye kabuğu tüketiminin, cilt kanseri görülme sıklığını azalttığı yönünde sonuçlara ulaşılmıştır. Limonoidler ve hesperidin; portakalı kaplayan beyaz katmanda ve kabuğunda bulunur ve çok değerli antioksidan özellik taşır. Narenciye kabuklarını rendeleyip, ceviz ve tarçın katarak yoğurtla tükettiğinizde, tatlıya olan özleminizi engelleyebilirsiniz.

 

 

Banu Kazanç

Beslenme ve Diyet Uzmanı

Aralık 2013

0
0

0 Yorum

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.